Bir Númenor’lunun dilinden

Öyle yağdı o yağmur, öyle koptu ki tûfan; derimi kemiğimi geçip rûhumu delik deşik etti. Ne kurumak mümkün ıslaklığından, ne de kanmak harâretinden… Ufkum büküldü, dünyâm yuvarlandı, beldeler sırlandı, yollar kapandı.

Bir hürmet mesâfesinden seyre ruhsatım vardı haram beldeyi. Nemrut olup kadem basmağa kalktım. Cihânım yıkıldı, ben sürgün oldum.

Güneş hep aynı güneş, ışığı her mevsim başka…

Ufkun öte yanında o belde; yolları ref‘olunmuş, kendisi setredilmiş. Ben ufkun berisinde temelli mahpus. Martılar uçuşur, dalgalar gürülder; kokusu genzime vurur, sadâsı kulağımda.

Ara ara bildiğimi hatırlatırlar: “Sürgünün temellidir, yollar sana kapalı.”

İşte böyle nâçâr, gidilemeyecek beldenin ümîdini reddettim. Ne ufkun ardından ruhsat beklerim, ne umarım ki beyaz gemiye bineyim.

Biteviye martılar havalanır, dalgalar gürüldeşir. Rüzgârlar genzime haram kokular eriştirir. Başım kesik, ümitten âzâdeyim. Ne hasretim diner, ne susuzluğum.

Güneş hep aynı güneş, gerçi her mevsim başka ışığı. İşte ben de onun bir giriftârıyım.

‘Sí vanwa ná, Rómello vanwa, Valimar!’

Advertisements

About Urwendil/Urwendur/Mouzafphaerre

Music, Classics, Tolkiendilië, gaming, small-talk...
This entry was posted in Sententiae Urwendilwa. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s